pop art, 1950'lerde, özellikle abd ve ingiltere'de soyut dışavurumculuğa tepki gösteren genç sanatçıların 1960'larda bir akım haline getirdikleri sanat türüdür. ingiltere ve abd'de değişik koşullarda ve birbirinden bağımsız olarak ortaya çıkmıştır. rengarenk marilyn monroe yüzleri, üst üste dizilmiş coca cola şişeleri ve tabii ki andy warhol… 1950’lerde hayatımıza giren pop art, hala popülaritesini sürdürüyor ve günlük yaşamda da sık sık karşımıza çıkıyor. malzemesini gündelik nesnelerden alan, hayatı bir anlamda hammadde gibi işleyen pop art sanatı, adı üstünde popüler olanın sanata dönüşmesini ifade ediyor. pop art denildiğinde birçoğumuzun aklına gelen ilk isim ise kuşkusuz andy warhol. oysa ıı. dünya savaşı’nın bitiminden sonra, tüketimi çekici hale getirmek için ortaya çıkan reklamların ve renkli afişlerin getirisi olarak ortaya çıkan pop art sanatı’nın tarihi çok daha eskilere dayanıyor. iskoç sanatçı ve illüstratör eduardo paolozzi’nin 1947 yılında çizdiği pin-up kız çalışması, aslında bu akımın ilk öncüsü olarak kabul ediliyor. allah'ın cezası bir akımdır. kısaca özetlemek gerekirse; hani kırmızı bandanalı, kolunu dirsek içinden kavrayan, mavi gömlekli, siyah saçlı bir kadın var ya, sarı arka plana sahip hani özellikle dünya kadınlar gününde paylaşılır, işte o mesela pop-art. kahrolası pop-art.